| Tatilim geldi ! |
| Pazartesi, 11 Ağustos 2008 | |
|
Efendim, Her yıl olduğu gibi yine Haziranın onbeşinden sonra, beni bu güzel havalar mahvetti moduna girdim. Tatil bavulumu hazırlayana kadarda geçmedi bu durum. Öyle beş yıldızlı oteller, Bodrum, Çeşme süslemiyor benim tatil hayallerimi herkes gibi..
yazlık zihniyetine de oldum olası ısınamadım. Başka bir evde bir kaç ay oturmaktan farklı bir yanı yok. Yemek yap, sil süpür, yazlık komşuların gelsin kahveler çaylar, eee… ! ne anladık bu tatilden biz. Kışlık evinden biraz daha fazla güneş görüyor olması ve balkonda yemek yemek mi ayrıcalık.. Yazlıkları olanlar kızmasın bu benim görüşüm, hani onbir ay çalışınca insan hem iş hem evde biraz keyif çatmak istiyor doğrusu. Hani akşam ne pişireyim diye düşünmeyeyim mesela…
Bu trendy tatil mekanlarını da tüketim çılgınlığımızla sırasıyla bitiriyoruz galiba. Hayır, hakikaten Bodrum'a Bodrum için gitsek canımız sağolsun. Mankeni, mafyası, güngörmüşü görmemişi, turist avcısı, bende gideyim bi kopayım diyeni hepsi orda. Bodrum daydık şekerim cümlesi için bir yıl yaşayanlar var.. J Gündüz yanılıyor, gece zıplanıyor, sabah uyunuyor. Haa..! birde açık büfelerin kaçırılma korkusuyla sabah uykularından kalkma işkencesine hiç değinmiyorum bile.. Denemeden beğenmeyenlerden de değilim gittim gördüm farklılık olsun diye. Çokta güzel geçirdim tatilimi yanlış anlaşılmasın. Beğenmediğimden değil yorumum, benim tatil mutluluğuma uymuyor sanırım. Tatile yalnız çıkmayı da sevmem ben elimde değil.. J Şimdilik gönlüme göre yerler bulabiliyorum az keşfedilmiş. Maksat tebdili mekanda ferahlık olsun işte. Mutsuzluklarınızı yanınızda götürmemektir asılolan. Biraz dinlence biraz eğlence, acele etmemektir tatil, hiçbir yere hiçbir şeye yetişmemektir. Saate bakmayı unutmaktır, okuduğunuz kitap sayısını arttırmaktır, deniz sonrası duş, akşam yemeğinde soğuk bira, kumda yalınayak yürümek, akşam güneşini izlemektir.Telaşlarımızı kapsam dışına atmaktır bir süre..… Karadeniz de “Benim Gazoz kapaklarım” yazımda bahsettiğim deniz kıyısındaki evimizde, Ordu’da geçirdim tatilimi. Denizse deniz, kumsa kum, bir gün güneş görene ikinci gün yağmur promosyon üstelik.. J Beleşçi olduğum düşünülmesin ama, yatak bedava, yemek bedava, ahçı annem.. kardeşlerim, eşim dostum, eski arkadaşlarım.. daha ne olsun…!!İstediğim saatte yatıp kalkmanın lüksü cabası, eski dostları kumsalda ağırlamanın keyfi, sevdiklerimle teras sohbetlerinin tadı, Karadeniz’in dalgalı serin sularına dalmanın dayanılmaz hafifliği, eski dostlarla kahve saatlerinin lezzeti ölçülmezdi ne parayla, ne trend derdiyle doğrusu.. Bir gezelim görelim edasıyla da yaylalara, köylere de ziyaret tabi, hani olmuşken tam olsun.. hem doğa hem deniz turizmi yani. Doğal besinler, sebzeler, meyveler, yumurtalar, tereyağları bir başka lezzetliydi tutamadım kendimi birde annemin yıllardır vazgeçmediği beni yedirme merakı, özlemişsindir ne pişireyim sana telaşı yüzünden üç kilo almışım. Oysa ki her yaz bir iki kilo azalırım, oldum olası bana Afrika açları muamelesi yapar annem, zayıf ve formda olmak aç kalmaktır ona göre.. J Bir de bir okurumla tanıştım, kendini de bir matah sanıyor demeyin, köşe yazarları da öyle diyor.. J her ne kadar kardeşim aracılığıyla tanışmış olsam da mutlu oldum doğrusu. Lafı uzatmayayım, gördüklerim ve izlenimlerimle ilgili bıraksanız birkaç yazı daha yazabilirim…Amacına uygun bir tatildi mutlu gittim, mutlu döndüm kısacası. Tatil keyfim hala üzerimde püfür püfür, bir müddet burnumda deniz kokusuyla dolaşırım tatil sonrası, telaşlarımı dolaptan çıkarmadım henüz.. J Safiye Ünlü |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |