Skip to content

Tarçın
Üye Oylama: / 14
ZayıfEn iyi 
Cuma, 25 Nisan 2008

Yorucu bir gündü salona, halı döşettim… nasılda güzel oldu, bal rengi mobilyalarıma da uydu. Uzun zamandır kullandığım mobilyalar ama her seferinde bir yenilikle değişik bir hava veriyorum onlara. Alıştığı şeylerden kolay vazgeçemeyen biriyim sanırım.


tarcin.jpgİnsanın yaşadığı mekanın kendini yansıtması önemli bence, onun için bir mimara dekorasyon yaptırmaya sıcak bakmıyorum sanırım.

Odayı yerleştirdim ve oturup baktım şöyle gözüme hoş görünmeyen biryer varmı diye.. tam o sırada cebim çaldı. Arkadaşım oğlum için almak istediğim yavru köpeği getireceklerini söylüyor. Bu yorgunluğun üzerine iyide bir haber..


Oğlum  oniki yaşında daha, tutturdu cep telefonu diye, almak istemiyoruz tabi ki hem sağlık açısından hemde cep telefonu taşımanın sorumluluğunu alabilecek yaşta değil henüz..özel bir okulda okuyor çevresindeki bütün arkadaşlarının telefonu var muhtemelen bu özentiyle bu talebi, ama gelde çocuğa anlat bu durumu. Çocuğu olanlar bilir anne baba olmanın zor anlarından biridir bu durum, hem çocuğunuzu anlayacaksınız, hem isteğini geri çevireceksiniz  ve nedenlerini de izah edeceksiniz…


Biz zamane anne babaları çocuklarına karşı daha duyarlı davranıyoruz, psikolojik durumları konusunda daha bilinçli davranıyoruz. Yada öyle olduğumuzu sanıyoruz…
J

Bizim anne babalarımız daha mı duyarsızlardı acaba…?
Yada bizi daha mı az anlıyorlardı ne dersiniz…? 

-olmaz...!denirdi biterdi.


İş olmazla  da kalmaz, biz neyi isteyip neyi istemeyeceğimizi de bilirdik, görünmez bir listemiz vardı bu konuda
Jaile bütçemizin, sosyal statümüzün de farkındaydık bize hiç anlatılmamasına rağmen, olumsuz bir cevap alırsak ta asla ısrar etmezdik. Bundan mutsuzda olmazdık.
Ama o hayran kaldığımız annemizin önerilerini, çocuğumuzu büyütürken  bilirkişi edesıyla uygulamadık, geleneksel ve kulaktan dolma bilgileri benimsemedik. Okuduk araştırdık ve doğru olduğuna inandığımızı uyguladık.
Aslında hangi yöntem daha iyiydi ? bizim çocuklarımıza uyguladığımız yöntem bize uygulanmayanlar mı, bunun özlemimi yaşatmaya çalıştığımız…dönemle ilgili bir şey sanırım bu, şimdi çocuklar daha sabırsız, daha çabuk bıkıyorlar her şeyden, daha az mutlu oluyorlar küçük şeylerden… bizlerle kıyaslandığında..!
Biz tek kanallı televizyon dönemi çocuklarıyız, çocuğumuz zaplamaktan yorulduğu tv kanalları haricinde, internetle dünyayı dolaşıyor artık. 

-oğlum cep telefonu yerine gel sana kedi yada köpek alalım

- harika..!! köpek olsun anne..
 

ben çok severim hayvanları, çocukluğumda da bir çok hayvanım oldu. Oğlum küçükken de balık, kaplumbağa ve kuş besledik oda hayvan sevgisini tatsın diye. Ama tabi bu hayvanlar dokunup sevebileceği birebir iletişim kurabileceği hayvanlar değildi.
Hemen araştırdım, eşe dosta haber verdim. Sağolsun dostlarımdan biri, bir tanıdığının terrier cinsi dört aylık yavru köpeğini bize vermesini sağladı.

Yavru sahibinin de şartı vardı, bizleri tanımak, yavruyu kimlere verdiğini görmek. Tabi hemen kabul ettim, çünki bende olsam kolay kolay güvenemezdim kimseye bu konuda emin olmak isterdim.

-köpeğimiz yarım saat içinde geliyor oğlum..

-yaşasın…!!!
 

Bir sevinç ki sormayın. Merak da ediyoruz tabii nasıl bir şey acaba, sevecekmiyiz ilk görüşte, hayal ettiğimiz gibi mi…
Ve işte beklenen an geldi, köpeğimiz sahibinin kucağında karşımızda.. hani hayal edersiniz bir şeyi ve dersinizki tamda aklımdan geçen buydu. Bu zamana kadar gördüğüm en şirin şey, sevimlimi sevimli minicik.. uzun beyaz tüylerinden sadece burnu görünüyor… hemen kucağımıza alıyoruz, öpüyoruz…

Köpekle ilgili kısa bilgi alıyoruz, karnesi, aşıları, ne sever ne sevmez… ama öyle minik ki her türlü eğitimini sıfırdan yapmak gerek.
İsmini belirleme işini oğluma bırakıyoruz, birkaç isim söylüyor ama bir türlü uyduramıyoruz bu şirin yaratığa.. sonunda tüylerinin uçlarındaki  tarçın renginden dolayı TARÇIN diyoruz. Alışılagelmiş bir isim değil ama çok uyuyor ona.İlk günler çok zordu, tuvalet alışkanlığını oluşturana kadar, o gün döşettiğim halıyı bir yıl sonra söktürmek zorunda kaldım…J

Yemeği, temizliği, aşıları her şeyi bir bebek kadar zaman ve enerji gerektirdi.  Ama değerdi doğrusu…
J

Tarçın sekiz yıldır bizimle, evin bir bireyi gibi. Onu öyle sevdik öyle benimsedikki artık, onsuz bir hayat düşünemiyoruz. Oğlumun sorumluluk duygusunun gelişmesindede önemli bir rolü oldu Tarçının kuşkusuz. 

Oğluma cep telefonunu iki yıl sonra aldık.
J   

Safiye Ünlü
 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya