| Mum Işığı |
| Pazartesi, 17 Mart 2008 | |
|
Yine masanın en sevdiğim köşesinde oturuyorum..Eşim başköşede her zamanki gibi ..masada tabaklar boşalmış , içecekler yarım, saat gecenin bilmem kaçı..Arkadaşımız yine bir türkü yakıyor geceye inceden, insanın içini sızlatan sesiyle..türküler nasılda yakışıyor ona..
Dost muhabbetlerinde olmazsa olmaz mum..Ne güzeldir mum ışığı... dost sohbetlerinde masamızı aydınlatır, küçücük ışığıyla ısıtır içimizi, her ne kadar beni hüzünlendirse de bu küçücük ışık, eksik etmem, evimin her köşesinde yanmış, yanmamış irili ufaklı mumlar hep vardır..eskiden bu kadar kullanılmazdı mum, hatırlarım .. elektrikler kesilirse diye bir köşede saklanan üç beş mum olurdu evlerde, standart beyaz mumlardan..elektrikler kesilince telaşla aranırdı, çoğu zamanda nerede olduğu bulunamazdı bile..şimdi yeni keşfetmiş gibi nasılda seviyoruz mumları. hemen hemen hepimizinevlerinde bir köşeyi süslüyor kullanmasak da... İnsanoğlunun ateşi önce bir yıldırımın yere düşmesiyle görmesi, daha sonra da bir yanardağın patlaması sırasında keşfetmesini düşünüyorum. taş devrinde iki çakmak taşının birbirine çarpması sonucu tesadüfen ortaya çıkan kıvılcımla, o güne kadar korktuğu ateşi kullanmaya başlaması insanoğlunun, sonra çevresini aydınlatma çabasıyla ilk mumu icat etmesi ve bunu sadece yemek pişirmek yada aydınlanmak için değil dini törenlerde ve çeşitli ayinlerde de kullanması. Hayvan yağlarından kocaman meşalelerdenmiş ilk mumlar..teknolojinin gözünü seveyim, derlerya işte bende seviniyorum şu an.düşünsenize o çağlarda yaşadığınızı.. şimdi aklınıza gelebilecek her objenin mumu var, mum yapma kursları ve bu işin ticaretini yapan bir sürü sektör.. Eşim “zahidem”i söylüyor. küllükler dolmuş,,, birazdan bende sıra, hiç şaşmaz sanat müziğiyle kapatırız geceyi..Eşim sazın eşşeğine peçete sıkıştırır, olur mu sana kırk yıllık kara düzen saz, şahane bir ud..!! nedense içimden gelmiyor söylemek.hüzünlü müyüm ne bu akşam? sigaramı mum ışığıyla yakıyorum.-mumla her yakılan bir sigarada bir denizci ölürmüş.!! diyorlar..-ne saçma, ne kötü bir duyum.!!! -kim niye uydurmuş acaba? gece tırnak kesilmez, merdivenin altından geçmek uğursuzluktur, kara kedi arabozar, makası açık bırakma annen ölür, bıçağı birinin elinden alma kavga edersin..v.s ne kadar buna benzer duyum varsa bunların birde mantıklı açıklaması var, hani caydırıcılık olsun diye abartılı uydurmalar yapılmış ... ama bunu duymamıştım.. -hadi safiş. !! nazlanmamda hiç ama. ne söylesem..?? “ dinmiyor hiç bu akşam, ne gözyaşım ne acım.. Bu akşam her akşamdan sana pek çok muhtacım.. “ Safiye Ünlü |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |