| Eylül |
| Pazartesi, 22 Eylül 2008 | |
|
Eylül, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 9. ayı olup 30 gün çeker. Arapça eylûl, Süryanice "üzüm" anlamındaki aylûl'den (üzüm ayı) gelmektedir. Hristiyanlar bu aya "İstavroz ayı", "Haç ayı" ya da Karadeniz'de değiştirilerek "İstavrit ayı" derler. Avram Galanti Bodrumlu yaptığı araştırmalar ile Türklük İncelemeleri kitabında Akadlıların altınca ayı olduğunu ve sevinçten haykırmak anlamına geldiğini savunmuştur. Eylül adının İngilizce karşılığı olan "September", Latince 7 anlamına gelen "septem" den gelir. Eylül, M.Ö. 153 e kadar, eski Roma takviminde 7. ay idi.Bilimsel bir giriş yapayım istedim,.. J hani bilinse de olur bilmese de, ayrıntıları severim ben. Bakın Eylül sevinçten bağırmak anlamına da geliyormuş, belki istavrit ayı da olması nedeniyle sevinçten bağırıyorlardır aynı zamanda eskiden ne dersiniz? üzülüyorum ben eylüle Sonbaharın gözdesi bu ay, yaz bitti, okullar başladı, kışa hazırlıktı derken gümbürtüye gidiyor, Kimsenin güneşin doğuşunu, batışını, martıların süzülüşünü ve rüzgarda yaprakların sallanışını seyredecek zamanı yok. … Eylül serin, Eylül hüzün. Ne çok yazı yazılmış Eylül e, ama en çok da hüzün ile yan yana... ve ayrılık. Gemiler daha hüzünlü salınır Eylül denizinde, gözler daha dalgın, her an ağlamaya, boşalmaya hazırdır bu mevsimde ademoğlu. Nedensiz bir hüzün derinden, Bir senfoni oluşturur doğa, güneş ile bulut, rüzgar ile yaprağın, yağmur ile gözyaşının bestelediği, buruk, hüzünlü bir senfoni! Her ayak sesi gideninkidir. Eylül’le gelinmez Eylül ile gidilir. Camları buğu tutmaya başlar evlerin, cadde asfaltlarında ıslak yalnızlık rüzgarları. Ertelenir aşklar bir başka bahara, ,Akşamlar buruk, eller soğuk, Her ne kadar Eylül, biten aşkları, ayrılıkları çağrıştırsa da, Oysa yaz aşklarının aksine, kalıcıdır sonbahar aşkları. Ayaklarımız daha bir yere basar, başımızda kavak yelleri esintisi fırtınaya dönmüş, melankolik bir ifade almıştır yüzümüzde yerini. Coşkularımızı bavullarla birlikte kaldırmışızdır dolaba. Ruhumuzu da kapalı mekanlara almışızdır farkında olmadan..Ama güzeldir yinede Eylül.. severiz… Her mevsimin ayrı bir tadı vardır, tek gerekli donanım farkındalıktır aslında. Etrafımızdaki tüm güzellikleri fark edecek kadar yaşam sevincine sahip olmak yeterlidir kanımca. Ne eylülü ! ne sevinci ! demeyin, tamam hepimizin hayata dair kaygıları var şüphesiz. Okul taksitleri, ne pişireceğim derdi, bizim takımın durumu bu sene ne olacak, faturalar, ödemeler, trafik, dırdırlar, vırvırlar v.sZaten bende oohh boşverin hayatı, oturmayamı geldik, eylenmeye geldik hopbidi modunda olun demiyorum… J Zira marifet bu keşmekeşin içinde farkı fark etmekte... Bunca dil döktüm Eylülü sevin diye, eee!! Hadi.. J Alpay’ın şarkısıyla yardım edeyim size.., hangimizin kulaklarında değil ki melodisi hala .. ♫
Tatil geldiği zaman ağlarım ben inan
Gidiyorsun işte arkana bakmadan
Nasıl geçer bu yaz, ne olur bana yaz
Sen sen, sen, sen bir ömre bedel
Yok yok yok, gitme gitme gel
Eylülde gel, eylülde gel
Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz
Geçtim o yoldan dün, içim doldu hüzün
Yapraklar solarken, adını anarken
Bekletme ne olur, gelmek zamanı gel
Yok yok yok, gitme gitme gel
Eylülde gel, eylülde gel
Eylülde gel, eylülde okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim gireyim koluna
Görenler "dönmüş, hem de mutlu" diyecekler
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi
Yaprak dökecekler, yaprak dökecekler
Eylülde gel ..! Eylülde gel ..!♫
Safiye Ünlü |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |