Skip to content

Erdemli olmak
Üye Oylama: / 11
ZayıfEn iyi 
Pazartesi, 16 Haziran 2008
202.jpgİçine filozof kaçmış gibi yazdığıma bakmayın siz, kendimden yola çıkıp karalıyorum bu satırları.Son yıllarda böyle bir furya var biliyorsunuz, herkes birer filozof edasıyla konuşur oldu. 

.Diziler bizi bu hale getirdi kanımca. J başrol kahramanlarının hayatlarında çeşitli tiplemeler  bazen taksi şoförü, bazen aşçı, bazen balıkçı, bazen sokakta yatan bir ayyaş öyle bilge laflar ediyorlar ki, heeytt be diyorsun..!! ne felsefi laflar ediyor, bir kenara yazayım bunları.  gerçek hayatta nerede bu insanlar…! J 

Başrol oyuncularının hepsi kanatsız melek, etraflarında sürekli entrikalar ve onlar bir fanusta yaşar gibi her şeyden habersiz..
J  iyi kötü teması hep ana konu, aklımıza kazınan siyah beyaz filmlerden yola çıkıyorlar herhalde, esmer kadın iyi, sarışın kötü, yoksul kadın iyi ahlaklı, zengin kadın havuzbaşında fink atıp dans eder işi gücü kötülük. Jön ü ayartmak için türlü numaralar, her seferindede iyi kadın kazanır. Gerçek hayatla karıştırdık, harmanladık ve gördükki iyi kadın hep kazanan değil, sonunda hayal kırıklığıyla yaşanmış buruşturulup atılmış aşk çöpleri yığınla. Havuzbaşında fink atmak iyiymiş meğer…J 

Türk milleti olarak bilirkişi edamız hat safhada zaten, birde bu dizi kahramanları hamdık piştik yaptı bizi. Ya artık hayata dair örnekler bile dizilerden seçiliyor durum bu kadar ciddi.
J her dizi kahramanını görür olduk etrafımızda, bir buluz beğendim evvelsi gün vitrinde fiyatını sordum,

-Şehrazat bluzu  hanımefendi dedi..
J
-denedim, güzel oldu.. ama defosu var ve bluz tek, defosunu söylemek istemedim diğer müşterilerin yanında,-düşüneyim dedim, kibarca
-neyine düşünüyorsun hanım, kat mı alıyorsun sanki.. J bu Şehrazat bluzunden daha komikti…J J 

Bir de sinirleri alınmış gibi mutlu görünenler var. Allah onlara peygamber sabrı vermiş, olup bitenlere taş olsa çatlar insan, onlarda tık yok. Bir beylik cümle laf edip noktayı koyuyorlar olaylara. Gerçek hayatta da bunları taklit eden tiplerde var tabiiii…


Yaşadığı insanları mutlu etmekten aciz insanlar,  ben çok pozitif bir insanım hayata hep mutluluk penceresinden bakarım diye salınıyorlar ortalarda. Bir mutluluk sembolü ki sormayın. Hadi bakın etrafınızda çok var bunlardan son yıllarda türediler. Dışarıda şirin mi şirin, iyilik sever, aman iyi bakın hareleri var başlarının üzerinde…
JAma bir basın damarlarına görün siz, bakın neler oluyor. Melek yüzleri şeytana dönüşmüyor mu anında… Olmuyor işte ne yaparlarsa, bazı değerler var ki öğretiyle kazanılması imkansız. Onlarca kitap, eğitimler, kişisel gelişimler neresinden bakarsanız beş beden büyük elbise gibi duruyor üzerlerinde.

Erdem derya deniz, bir damlasını yutmamışsan, içinde yüzsen nafile…
 

Gerçekte hayatı zengin bir sofrada bir gurme edasıyla algılayanlar yok mu? Var tabi… ama ben “MIŞ” gibi yapanlardan bahsediyorum..
Mutluy muş, iyiy miş, seviyor muş, değerveriyor muş, hayatın şifresini çöz müş gibi yaşayanlardan… Yanlarında çeşitli yüz maskeleri taşıyanlar ve duruma göre maskelerini değiştirenlerden. 

Bulmak istediğin insan ol.. şu günlerde okumaya başladığım kitabın adı bu ben bulmadım, ama özümsedim çok. Sırf ismi için bile okunur bu kitap…
J 

Yaşam boyu arar insan bilmeden ne aradığını, nesnelerdir çoğu zaman dile getirdiklerimiz bazen ev, bazen araba, sarı saç, yakışıklı sevgili, yazlık, kışlık, yat, ayakkabı… sahip olduğumuzda sevinci sabun köpüğü gibi olan objeler yani. Aslında kendini arar insan “ben” i mutlu etmektir bütün hedef. Onun içindir ki yetinmez hiç bitmez istekleri… kendini bulmaktır asıl olan. İyisiyle, kötüsüyle bizi biz yapan özelliklerimizle bulmak kendimizi. Hak ettiği kadar tepki verebilmeli insan yaşananlara. Kısa devrelerimiz aynı ayarda olmamalı, parmak izlerimiz gibi. Mükemmeli aramakla cebelleşirken hayatı kaçırmamalı insan, zira hayat aynı istasyona ikinci kez uğramayan bir tren gibi.
 

İki seçenekli bir tercih anlayacağınız Mevlana’nın dediği gibi, kendi ikilemimizi yaratmamanın da tek yolu..
 

Ya olduğun gibi görünmek, ya da göründüğün gibi olmak !
  


Safiye Ünlü

 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya