| Dudeyi |
| Çarşamba, 27 Ağustos 2008 | |
|
Bu sene leyleği havada gördüm …
Tatil dönüşü daha bavulumdan telaşlarımı çıkarmadan düştüm yine yollara. Karadeniz deyince akla farklı bir coğrafya geliyor. Oysa Karadeniz’in farkı sadece coğrafi özelliklerinden değil. Ayrıcalıklı doğal yapısı bir yana, binlerce yıldır çeşitli kültürlere kucak açmış bu bölgede yaşayan yöre insanının "coğrafyası" da bölgenin kendisi gibi renkli, sürprizlerle dolu.
Karadeniz farklı bir kültür; doğasıyla, mimarisiyle, insanıyla, deniziyle tüm ülke coğrafyasından içerisinde renkli bir yaşama ev sahipliği yapıyor. İnsan yaşadıkça seviyor bu memleketi; dimdik yamaçlarda çay toplayan, arıcılık, yaylacılık yapan çalışkan Karadeniz insanının da yapısı bu coğrafyaya uymuş sanırım. …
Karadenizliyim derim sorulduğunda ama bu gezimde anladım ki hafif yavan kalmış Karadenizliliğim, Karadeniz’in bir şehrinde doğmak ve büyümek Karadenizli yapmıyormuş insanı bunu anladım. Doğu Karadeniz’e gittim yakın dostumun davetiyle Arhavi’ye… Karnaval gibi bir Festival in ortasında buldum kendimi. Karnavaldı evet, Festival hafif kalır gördüğüm coşkunun yanında. Bir yanda farklı ülkelerden gelmiş bir çok konuk folklor ekipleri kendi ülkelerinin kültürlerini sahnelerken bir yanda bütün Arhavi tek yürek horon tutmuş tulumla sokaklarda. Horon için tuluma da ihtiyaçları yok ya hoş.!! J öyle güzel manileri var ki hiçbir enstrüman olmadan da yaşıyor ve yaşatıyorlar izleyenlere horonun keyfini. Çay bahçelerinin süslediği o muhteşem doğa harikası ormanların içinde oksijenle boğuldum adeta. Toprağın, yaprağın var olan bütün bitki örtüsünün kokuları müthiş bir armoniyle çekiliyor ciğerlere. Atmaca tutkusuyla yaşayan insanlarının sıcak ve dost yakınlıkları çaylarının demi gibi, damağımda kaldı lezzeti. Lezzet demişken, ilk kez tattığım peynir tavalama, dudeyi, kapçoni çkudi ve laz böreğininin sofraları ve mideleri nasıl süslediğini söylemeden geçemeyeceğim. Arhavi’lileri bu tatların nasıl mutlu ettiğini gördüm çünkü, eee haksızda değiller doğrusu… J Festivalde bir müzik ziyafetiydi adeta, yöresel sanatçılar yanında her zevke hitap edecek şekilde seçilmişti konuk sanatçılarda. Ama Arhavi gezimi unutulmaz kılacak sanatçılardan biride Çağdaş oldu doğrusu. Uzun yıllardır sahnede bu kadar zevkle izlediğim bir sanatçı daha hatırlamıyorum. Sanatçı ve sanatçıyım diye geçinenlerle ilgili yazmıştım hatırlarsınız, görüşlerimi tamda doğrulayan bir ses ve ruha sahip Çağdaş, Arhavi’yi salladı diyebilirim. Tulumun namelerine alışık olan bu insanların gönüllerini fethetti, unutulmaz bir gece yaşattı hepimize. Çağdaşın inleyen nameleri kulaklarımda, Dudeyi nin lezzeti damaklarımda hala.. J… Gidip görmeyen varsa şiddetle tavsiye ederim, anlatmak zor görmek gerek. Uzungöl, Ayder yaylasına uğramadan dönmeyin sakın, zira buraları görmeyenleri DoğuKaradenizi görmüş saymıyorlar haberiniz olsun… Rafting, yamaç paraşütü ve dağ tırmanmayı sevenlerin cenneti burası duyurulur…J
|
|
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 30 Ağustos 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |