Skip to content

İstanbul Seni Her Halinle Seviyorum!..
Üye Oylama: / 3
ZayıfEn iyi 
Yaşamlarımızda da aynen İstanbul’a yaptığımız gibi yaşıyoruz. Hep söyleniyor. Kötü yanlarını görüyor. Nefretimizi kusuyor, zorluklar içinde anlık zevkleri hatta fırsatları kaçırıyoruz. Oysa İstanbul bile  aldığı ufacık bir sevgi sözcüğünü asla karşılıksız bırakmıyor!..

Saat 17.30 Boğaziçi köprüsü üzerindeyim. Beşiktaş a doğru sürüyorum arabamı. Randevularıma geç kalmayı hiç sevmem. Yıllar önce, buna çok önem veren bir müşterime 10 dk. Geç gittiğim için satışı kaçırmıştım.. Ders oldu bana… Bir daha asla randevularıma geç gitmedim. Bazı zamanlarda da çok erken gidip, zamanın dolması için plaza kapılarında güvenlik görevlileri ile ahbaplıklar bile kurmuşumdur .

Yine telaş var içimde..koçluk yapacağım müşterim beni 18.30 da Beşiktaş ta bekliyor.Daha zamanın var. Ama “ya yetişemezsem” diye aklımdan da geçmiyor değil yani. Hani trafik için bir benzetme yaparlar “ aman ha sakın yola çıkma trafik felç”  işte onlardan bir gün. Hatta daha da vahim prostat olmuş trafik. 

“Melihat Gülses den bitmemiş gibi” yi dinliyorum.  Ne muhteşem bir ses! Keyfim yerinde aslında. Son yıllarda yaptığım çılgınlığı yapmak istiyorum. Camı açıyorum. Buz gibi hava yanaklarımı yalıyor. Saçlarım, köprü üzerinde olan o müthiş rüzgâr ile öle ahenkli uçuşuyor ki… O anda kendimi Hollywood yıldızları gibi hissediyorum. Genelde köprü üzerinden geçerken hep sağ şeridi kullanırım. Denizi ve boğazın o harika manzarasını seyredebilmek için. Bu sefer sol şeritte kalmışım. “Olsun bu bana engel değil” diye düşünüyor kafamı camdan dışarı çıkartıp, bağırıyorum. “İstanbul seni seviyorum”.

Nasıl bir haz bu anlatamam. Keşke burada bir bardak çay olsa da içsem diye düşünürken… Yanımdaki arkadaşım şaşkınlıkla bana bakıyor.   “ kızım sen iyimi sin? 18.30 da randevun var diye beni acele yola çıkardın. Trafik berbat hava soğuk, insanlar bezmiş vaziyette emekliliklerinde İstanbul’dan kaçma planları yapıyor. Sen hala İstanbul seni seviyorum diyorsun”  “Bir kere sen de dene” lütfen diyorum. Omuz silkiyor  “bak bir kere dene ne kaybedersin? Sana söz veriyorum İstanbul sevildiğini anlarsa çok sevinecek” diyorum kahkahalar atarak. Beni umursamıyor. 

  Düşünsenize bu şehirde milyonlarca insan yaşıyor. Her gün birileri mutlaka İstanbul hakkında kötü şeyler söylüyor. İstanbul için bir iyilik yapmak gerekiyor. Dünyada bir eşi benzeri olmayan bu şehri her haliyle ya sevmeyi öğrenmek ya da terk etmek gerekiyor. Ben sevmeyi seçenlerdenim.  Onu ikna edecek kısa bir konuşma yapıyorum. Arkadaşım önce gülümsüyor. Sonra camını açıyor. Arabanın içi yine mis gibi İstanbul kokusu ile doluyor. Onun saçları kısa ama muhteşem gözleri birde uçuşan fuları var. Derin bir nefes alıyor. Ve bağırıyor…”İstanbul seni ben de seviyorum” ...

 yanımızdaki arabadan cam açılıyor. Yakışıklı bir bey  “duyamadım sizi bir daha söyler misiniz lütfen” diyor.. Arkadaşım ikinci kez tekrarlıyor cümlesini.. Havanın soğukluğundan mı yoksa utançtan mı bilemiyorum. Kız arkadaşımın yanakları al al olmuş. Kibar ve yakışıklı bey arkadaşıma “sizin gibi pozitif insanları tanımak ne hoş “deyip kartını uzatıyor camdan cama.. 

Yine yapacağını yaptı İstanbul! Sevmesini bilene… 

Yaşamlarımızda da aynen İstanbul’a yaptığımız gibi yaşıyoruz. Hep söyleniyor. Kötü yanlarını görüyor. Nefretimizi kusuyor, zorluklar içinde anlık zevkleri hatta fırsatları kaçırıyoruz. Oysa İstanbul bile  aldığı ufacık bir sevgi sözcüğünü asla karşılıksız bırakmıyor!.. 

Sonuç: Trafik açılmasa da ben zamanında randevuma yetiştim. 

Kız arkadaşım 3 haftadır o yakışıklı ve kibar beyle çıkıyor. Üstelik çok ciddiler. Ve…

Yakışıklı, kibar yeni bir müşterim oldu . 

İstanbul seni her halin ile  seviyorum.  

Sevgiyle kalın

Nihal Yükçü

Yaşam ve İlişkiler Koçu

Discuss Topic (0) Yorum
 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya