| Mutlu Bir yarın İçin |
| Salı, 19 Şubat 2008 | |
|
Dünyanın en zorlu mesleklerinin annelik ve babalık olduğu kanısındayım. Anne ve babanın, çocuğu geleceğe hazırlama sürecinde, çocuğa edindirdiklerini, kazandırdıklarını göz önünde bulundurursanız, bu konuda hem fikir olduğumuzun ayırdına varacaksınız.
Bu denli zorlu meslekler olmalarına rağmen, ne yazık ki bu konuda toplum olarak yeterli donanıma sahip değiliz. Tüm zorlu mesleklerin bir eğitim süreci olmasına rağmen, çoğu meslekte uzmanlaşma amaçlanmasına rağmen annelik ve babalık mesleği için bu süreçler işler halde değildir. Oysa sağlam ve parlak bir geleceğin tek teminatı olan çocuklarımızın, hayata hazırlanırken yaşayacakları zorluklarla baş edebilmeleri için anne ve babanın desteğine, bilinçli öğretilere ihtiyaçları vardır. Andre Mauroıs’ın “Başarısızlık ve felaketlere rağmen, hayata karşı güvenlerini sonuna kadar saklayabilen iyimser insanlar, daha çok iyi bir ana tarafından büyütülmüş olanlardır.” sözü bilinçli ailenin çocuk açısından önemini ifade eden güzel bir örnektir. Çok iyi bir anne veya çok iyi bir baba olmak için, bu zorlu ve kutsal mesleklerin en iyi şekilde icra edilebilmesi için, görev ve sorumluluklarımızı gözden geçirmeli ve yeterli olup olmadığımızı sorgulamalıyız. Çocuk hayata gözlerini açtığı günden itibaren yaşamını sürdürebilmek için, anne ve babasının desteğine ihtiyaç duyar. Bağımlı yaşamdan kurtulup, kendi ayakları üzerinde durabilmesi, kendine güvenen, sorumluluk sahibi, birçok yapıcı özelliğe sahip bir birey olabilmesi, anne ve babanın vereceği bilinçli eğitimle ve kuracakları doğru iletişimle doğru orantılıdır. Günümüz koşullarında bilinçli eğitim verebilme yetisi kazanmanın birçok yolu vardır. Anne ve baba eğitimine ilişkin kurslar, seminerler bu anlamda yardımcı olacaktır. Bu gibi etkinliklere katılım mümkün değilse, piyasada alanında uzman kişilerce yazılmış birçok değerli kaynak mevcuttur. Bilinçli eğitimin çocuğa aktarılabilmesinde yegâne sağlayıcı, çocukla sağlıklı, etkili iyi, güçlü ve dolaysız bir iletişim kurulabilmesidir. İletişim, bireyi dinleme ve karşılıklı konuşma sanatıdır. Çocukla kurulacak sağlıklı ve etkili iletişimin tek yolu, doğru dinlemedir. İletişim sürecinde atılması gereken en önemli ve ilk adım çocuğa dinlenildiğinin hissettirilmesidir. Can kulağıyla dinlenildiğinin ayırdına varan çocuk, kendini iyi hissedecek ve olumlu tutum takınacaktır. Annesi ve babası tarafından dinlenilmediğinin ayırdına varan çocuk, kendini kötü hissetmekle beraber zihninde anne ve babasına karşı olumsuz düşünceler üretebilecektir. Bu noktaya gelmemek için anne babaların çeşitli önlemler almaları önemli bir gereksinimdir. İlk önlemi duygudaşlık kurma yeteneğinin geliştirilmesi olarak belirlememiz mümkün. Duygudaşlık; anne ve babanın kendini çocuğun yerine koyarak yapacakları durum değerlendirmesidir. Bunun dışında çocuğun farklı bir birey olduğunun kabul edilmesi önemli bir husustur. Çocuk farklı bir bireydir, olaylar karşısında farklı tavırlar takınması olağandır. Ve unutulmamalıdır ki çocuğun tutum ve davranışları çoğunlukla yaşının gereğidir. Yetişkin filler çok güçlü hayvanlardır. O kadar ki hortumları ile bir tonluk yükü kolayca havaya kaldırabilirler. Ancak küçük yaşta ağır bir zincirle demir kazığa bağlanan bir fil ise henüz güçsüzdür. Bu durumda iken ne kadar zorlarsa zorlasın zinciri kıramaz veya demir kazığı yerinden oynatamaz. Bu şekilde büyüyen bir fil ileride ne kadar büyük ve güçlü olursa olsun demir kazığa bağlandığı takdirde ondan kurtulmaya çalışmaz, çünkü küçükken bunun aksinin mümkün olmadığına inanmıştır. Öykümüzde de aktarıldığı üzere, geleceğin teminatı, yarının büyükleri olan çocuklarımıza şu an aktardıklarımızın tümü geleceğe ilişkindir. Bu bağlamda, çocukla iletişim sürecinde çocuğun gizil yetenekleri göz önünde bulundurulmalı, kendine olan güveni olabildiğince pekiştirilmelidir. Yarın çocuklarımızın anılarında yer almak istiyorsak, bugün her fırsatta yanlarında olmalı, sağlıklı iletişim kurma fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmeli, keyifli birlikteliklerin tadını çıkarmalıyız. Parlak bir gelecek ve mutlu bir yarın için, mutlu, huzurlu, içi sevgi ve şefkatle dolu bir yuvayı çocuklarımıza çok görmeyelim. Sağlıcakla kalın. Bilal ZEMİN / Eğitimci (0) Yorum |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |