Skip to content

Motive ol ve başar..!!
Üye Oylama: / 16
ZayıfEn iyi 
Yazan Bilal Zemin   
Salı, 04 Mart 2008

           Malumunuz, Türkiye bir sınavlar ülkesi. Öğretmen olanlar en az öğrencileri kadar bilirler, öğrencilerinin sınav öncesi içerisinde bulunduğu ruh halini. Bu tarifi güç ruh halinde kaygı düzeyinin yüksekliği, bireyin başarabileceklerini kısıtlayarak, o çok önemsediği geleceği için daha fazla kaygılanmasına yol açar.

 Active Image Aslında bu kaygılanmanın ana nedeni, bireyin iç dünyasındaki karaltılardır. Bu karaltılar o denli tehlikelidirler ki asli yeteneklerinin de ortaya konulmasına engel olur. Hâlbuki bireydeki tek gaye aydınlık bir geleceğe kavuşma arzusudur ki bu insan olmanın doğal gereksinimidir. İhtiyaçlar, insanları harekete geçiren, tutumlarımızı yönlendiren en önemli unsur olarak kabul edilir. Her birey, amaçlarını gerçekleştirmek için itici bir güce ihtiyaç duyar, uzmanlar bu itici gücü “Motivasyon” olarak adlandırmaktadır. 

         Motivasyon Fransızca kökenli bir kelime olup, dilimizde isteklendirme, güdüleme olarak sözlüklerde karşılığını bulmaktadır. Bana göre, “Hayatta gerçekleşmeyi bekleyen bir amacım var.” diyen her bireyin, ilk ihtiyaç duyduğu unsurdur motivasyon. Geçenlerde üniversite sınavına hazırlanan öğrencilere yönelik tertiplediğim motivasyon konulu bir seminerdeki, öğretileri paylaşarak, isteklenme hususunda sıkıntılar yaşayan okuyucularımıza faydalı olma temennisindeyim.

          Motivasyonun sağlanabilmesi için öncelikle güzergâhındaki engellerin kaldırılması gerekir. Bu engelleri iç ve dış faktörler olarak ayırmamız mümkün.

 İç faktörleri;

 —Kaygı duymak

—Kendine güvenmemek

—Başaracağına inanmamak

—Çalışma isteksizliği

—Umutsuzluğa kapılma şeklinde sıralamamız mümkün.

Dış faktörleri ise;

-Çevre kökenliler

-Arkadaş kökenliler

-Aile kökenliler olarak ifade edebiliriz. 

Üniversiteye hazırlanan bir gencin endişeye kapılmasına, kaygı duymasına neden olan iki durum vardır. Bunlardan ilki deneme sınavlarının sonuçları, bir diğeri konuların yetişmeyeceği düşüncesidir. Bu problemle mücadelenin yegâne yolu, sonuçları gelişimin gereği düşünüp, planlı çalışmaktır. Kendine olan güvensizliği yenmek bireyin kendini tanıma düzeyi ile ilintilidir. Bireyin gücü dahilinde neler yapabileceğinin ayırdında olması gerekir.

Başarının gerçekleşmesini olumlu inanç sağlar. Planlı ve inançla verilen hiçbir emek karşılıksız kalmayacaktır. Çalışmak bir ihtiyaç olarak görülmelidir. Hedeflerin ne olduğu belirginleştirilmelidir. Anlayana dek sorgulamak, dersi eğlenceli hale getirmek, başarıyı hayal etmek bu sorunun giderilmesine katkı sağlayacaktır. Motivasyonun önündeki bir diğer iç etken de umutsuzluğa kapılarak, pes etmedir. “Yapamıyorum”, “Ne yaparsam yapayım sonuç değişmiyor”, “Boş yere emek harcıyorum.” gibi ibareler pes etmenin belirtileridir. Pes etmeye başlamak her şeyin sonunu hazırlar. Bütün gayret ve çabalar boşa gider. İşte çarpıcı bir örnek; Bilim adamları büyük cam bir akvaryumun içine bir köpekbalığı ve küçük bir balık yerleştirir ve akvaryumu ortadan ikiye cam bir bölme ile ayırırlar. Köpekbalığı karşısındaki küçük balığı yiyebilmek için saatlerce hatta günlerce uğraşır. Küçük balığa ulaşmak için her hamle yaptığında aradaki cam bölmeye çarparak durmak zorunda kalır. Bir, beş, on derken yüzlerce hamle yapar ama nafile işe yaramaz. Bu yüzlerce denemeden sonra artık pes eder ve küçük balığı yemekten vazgeçer. Bu deneyi yapan bilim adamları bir süre sonra aradaki cam bölmeyi kaldırırlar. Sonuç ilginçtir. Köpekbalığı artık küçük balığı yemek için hiçbir girişimde bulunmamaktadır. Yani pes etmiştir. Üstelik önünde hiçbir engel kalmamasına rağmen. 

                  Dış faktörlere de kısa başlıklar halinde değinelim. Çevremizde her daim bizi çevreleyen insanlar vardır. Hakkımızda ifade ettikleri, çalışma düzenimizi olumsuz etkiler, en iyisi bu gibi durumlara kulak tıkamak ve özveriyle çalışmayı sürdürmektir.

Ailenin öğrenciyi başkalarıyla kıyaslaması, yeteri desteği sağlamaması gibi sorunlar olasıdır. Bu noktada yapılması gereken aile ile iletişime geçmek ve hissedilenleri açıkça ifade etmektir.Birey bazen kendini başkasıyla kıyaslama hatasına da düşer. Arkadaşlarının kat ettikleri yolu irdelemekten kendi yol almayı unutur. Bunların yerine acaba arkadaşım nasıl bir yöntem takip ediyor, nasıl çalışıyor diye merak edip arkadaşlardan bu işin sırrını öğrenmek daha isabetli bir davranış olacaktır.

Öğretilerimize söz cevherleriyle son verelim.

 “Bir yerlere ulaşmanın ilk adımı olduğunuz yerde kalamayacağınıza karar vermektir” (J.B.Morgan) 

“ Nereye gittiğini bilen adama herkes yol açar.” Ralp Waldo Emerson

 “Kendi şartlarınızı yaratmaktan kendiniz sorumlusunuz” H.Frod 

“Büyüklüğün bedeli sorumluluktur!” W.Churchill 

“Herkesten şüphe et ama kendinden asla” L.Bovee 

“Başarısız olunca ümitsizliğe kapılma, her başarısızlıkta bir zafer duygusu yatar.”Germain Martin” 

“Yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm gençken. Başarısız  olmak istemiyordum, onun için ben de on kat daha çok çalıştım.” Bernard Shaw 

Damlayan su taşı deler. Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliğidir.” Latin Özdeyişi  

Dağı yerinden oynatan adam, işe ufak taşları almakla başlar.” Çin Atasözü 

       

Discuss Topic (0) Yorum
 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya