| İkna Yetisi |
| Pazartesi, 11 Ağustos 2008 | |
|
İkili ilişkilerde ve sosyal iletişimlerde ikna süreci apayrı bir değer taşır. Genellikle çoğumuz ikna ediliriz, bazımız ise ikna ederiz. İkna ediş için bazı kavramını kullanmamdaki neden, ikna sürecinin ayrı yetenek gerektirmesi ve dolayısıyla herkesçe yapılamamasıdır. Bu haftaki yazımız İkna yetisi üzerine… Mesleğimiz, konumumuz ne olursa olsun hepimiz, hayatımızı kazanmak için, tertipli, sağlıklı bir aile yaşantısı elde edebilmek için, huzurlu ve mutlu bir yaşam idame ettirmek için, konuşma yeteneğimizden, iletişim gücümüzden yoğun destek alıyoruz. Günümüzde ikna, iletişim gücünün birincil göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu nedenledir ki etkili iletişimin önemli bir bölümünü ikna süreci oluşturuyor. İnsanların ikna olmasını sağlayan en önemli faktörün fikirler olduğu düşünülür. Ancak bilinenin aksine, insanlar fikirlerden çok duygularla ikna olurlar. İletişim süreci içerisinde mantık ile duygu paralel bir ilerleme kaydeder. Çoğu zaman duygular mantığın çok önünde yer alır. Algılananlara, akıl ile kalp birlikte hüküm verir ancak duygulara hitap etmeyen algılar, akıl tarafından da reddedilir. Bilgiler ve doğrular tek başlarına kullanıldıklarında kimsenin zihin haritasında yer edinemezler. Bu nedenledir ki fikirlerin, dinleyicilerin duygularına yönelik hazırlanıp sunulması öncelikli bir önem taşır. Etkili konuşma yeteneğinden mahrum birçok insan, sadece duyguları doğru kullanabilmeyi başardıkları için, liderlik vasfı elde etmişler ve kitleleri diledikleri şekilde yönlendirebilmişlerdir. Söz konusu insanlar, iletişim halinde oldukları insanların duygularını sözlerle yönlendirebilmelerinin yanısıra, tutum ve davranışlarıyla da etkileyebilmişlerdir. İkna edilecek kitle ya da bireylerin, duygu ve düşüncelerinizle ilgili ne düşündüklerini bilmelisiniz. Bu nedenle konuşma aralarında dinleyicilerinizle fikir birliği içinde olduğunuzu ispatlayacak sorular sormaktan çekinmeyin. Sonuca kenetlenmiş başarılı bir inandırma ve ikna etme için fikirlerinize olan bağlılığı mutlaka ön planda tutun ve bunu mutlaka büyük bir heyecanla yapın. Sesiniz ve bedeniniz kendinize olan inancınızı ve heyecanınızı dinleyicinize hissettirebilmelidir. İçten, doğal bir süreç içerisinde bulunduğunuzu yansıtabilmek için göz kontağına da yoğun ihtiyacınız olacaktır. İkna yetisi olan birey öncelikle fikirlerinin, akıl yürütmelerinin dinleyicileri için önem taşıdığını, yararlı olduğunu yansıtabilmelidir. Çözümlerinin onların sorunlarına çözüm bulacak nitelikte olması kesinlikle önemlidir. İhtiyaca cevap verebilecek nitelikte olduğunuzu, beden dilinize ve cümle yapınıza yansıtmalısınız. İkna sürecinin başarıyla sürdürülmesi, dinleyicinin kendi iç dünyasında kendisini ikna edeceği bir konuşmanın içine dâhil olması sayesinde gerçekleşir. Bu nedenle ilgi çekici bir konuşma ortamı hazırlanması ikna sürecinin olmazsa olmazlarındandır. Gülümseyen, güven veren, sevgi ve saygı gösteren, salgın bir hastalık gibi coşku ve heyecanını etrafa yayan bir ikna edici karşısında, kim ikna olmak istemez ki? Zor değil siz de yapabilirsiniz. İçtenliğiniz, doğallınız en büyük yardımcınız olacaktır. Sevgiyle kalın. © Bilal ZEMİN |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |