Skip to content

Galibiyet mi Mağlubiyet mi ?
Üye Oylama: / 30
ZayıfEn iyi 
Pazartesi, 07 Nisan 2008
       Hayat mücadelesi tabiri sık sık kulağımıza çeşitli nedenlerle çalınır. Nasılsınız? Sorusunun yanıtı eh işte mücadele ediyoruz olur zaman zaman hatta çoğu zaman. Çoğu birey yaşamı bir mücadele olarak algılasa da, ben yaşamın keyifli bir yolculuk olduğu kanısındayım.        

      


Her yolculuğun gedikli, çetrefilli engelleri vardır. Dolayısıyla mücadele, yaşamın kendisiyle değil, yolculuk sırasında karşımıza çıkan, ufak tefek olarak tabir edebileceğim engellere karşıdır. Sinek küçüktür ama mide bulandırır mantığı ile sözünü ettiğim ufak tefek engellerle girişilen mücadelenin, galibi ya da mağlubu olmak yaşamda galip olmak ya da mağlup olmakla eşdeğerdir bana göre. Yaşamın galibi miyiz yoksa mağlubu mu?
      

Mağlubiyet işin kolay kısmı herkes yapabilir üstelik hiç zorlanmadan. Öncelikle mağlup tarafta olmanın yollarına değinelim:
 ·          Her zaman hâlihazırda bir bahaneniz olsun. Olsun ki karşınıza mücadele etmeniz gereken ve mutlak çözülmesi gereken bir sorun çıkarsa kolaylıkla sıyrılabilesiniz. 
·          Rahatlıkla çözebileceğiniz bir soruna bile “Bu benim görevim değil.” anlayışıyla yaklaşın. Yaklaşın ki kendinize ait olan görevleri bile başkasınınmış gibi görün.
 ·          Sorun çözmek yerine sorunun odağı olun. Olun ki zamanla herkes tarafından sorunun kaynağı olarak kabul görün. Problemin kendisi rolünü üstlenerek reddedilin. 
·          Olası bir başarıyı elde edilmesi mümkün fakat ulaşılması çok güç olarak varsayın. Varsayın ki yıllar sonra sıradanlığınızdan ötürü kaçırılan fırsatlar için feryat figanlar edin. 
·          Başarı yolunun yakınlarda olduğunu bildiğiniz halde üşengeçliğinizden ötürü başarıya nasıl ulaşılacağını bilmediğinizi iddia edin. İddia edin ki yanı başınızdaki güzelliklere başkası tarafından sahip çıkıldığında, söz konusu oluşuma imrenerek bakın.
 ·          Faaliyete geçmek yerine, faaliyete geçmeyi konuşun. Konuşun ki o sırada zafer nidalarını seslendirenleri eleştirerek, “Ben düşündüm, onlar yaptı.” tesellisiyle huzur bulun. Şimdi de olmamız gereken tarafta, yani galip tarafta olmanın yollarına değinelim: 
 ·          Yaşam mücadelesinin galibi olarak hayatı bir plan dâhilinde yaşayın. Yaşayın ki sistematik yani planlı olmayan tüm gayretlerin beyhude bir çabadan ibaret olduğuna zamanla başka yaşamlarda şahitlik edebilin.
·          Yardımcı olmanın kendinize yaptığınız önemli bir iyilik olduğunu düşünerek, çevrenize ve dâhil olduğunuz topluma, görev adamı rolünü üstlenerek, katkıda bulunun. Katkıda bulunun ki iyiliğin, güzelliğin ve sevginin sağlık üzerindeki olumlu etkilerine kendiniz şahit olun.
 
·          Her zaman, iyileştirici ve problem çözücü unsurların fikir babası veya katılımcısı olun. Olun ki zekânız zorlaştırmak için değil, kolaylaştırmak için kullanılsın ve herkesçe kabul görüp, takdir edilsin.
·          Birinin izinden giderek, en fazla onun kadar ileri gidebileceğinizi bilin. Bilin ki takip için tercih edeceğiniz yolu ve kişileri seçerken daha dikkatli olabilesiniz.
·          Zayıf olduğunuzu düşündüğünüz yönlerinizden yana dert yanmayın. Dert yanmayın ki, güçlü olduğunuz yönlerinize odaklanarak gücünüze güç katabilin.
·          Hata aramaktan, şiddetle kınamaktan, sürekli şüphe duymaktan, zamanınızı hep engel aramakla geçirmekten kesinlikle kaçının. Kaçının ki yapmaya, yaşamaya ve başarmaya yeterince zaman bulabilesiniz. 

         
Veda bölümünü şu eşsiz söz cevheri ile gerçekleştirelim;
 
“Her insanın hayatı, yaratıcının yazmış olduğu bir peri masalıdır.”

Peri masalınızda hep galip taraf olmanız temennisiyle…

Sağlıcakla kalın.
  Discuss Topic (0) Yorum
 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya