| GİZLİ GÜÇLERİMİZ |
| Çarşamba, 13 Ağustos 2008 | |
|
Hayat, nerede nasıl ne şekilde sonlanacağını bilmediğimiz uzun bir yola benziyor. Bizler bu hengâmeli yolun tertip ve düzeninden sorumlu mimarlarız. Yolun ne zaman nerede biteceğini kesinlikle bilmiyoruz ancak yüce yaratıcımızın yaratılışımıza gösterdiği önem, yolculuğumuzun konforlu geçmesine ve sorunsuz tamamlanmasına olanak veriyor aslında.
Bazılarımız bu gizil yetenekleri sayesinde olanakları alabildiğine kullanabiliyorken, bazılarımız bu özel yeteneklerinin farkına bile varmadan yolun sonunda buluyor kendini.
İşte gizil yeteneklerimizden sadece biri; Pozitif psikoloji… Pozitif psikoloji kavramını ilk olarak 1998 yılında Dr. Martin Seligman adlı bir araştırmacı, bir grup psikologa tanıtırken kullandı. Amerika Birleşik Devletlerinde Pennsylvania Üniversitesinde psikoloji profesörü olan Seligman özetle; her bireyin sorunları olabileceğinin ayırdında olduğunu, ancak sorunların çözümünde güçlü, olumlu yönlerimize odaklanmanın psikolojik sorunların aşılmasında daha tatminkâr sonuçlar doğurduğunu vurguluyor. Psikolojinin bir dalı olarak kabul edilen bu alanda uzmanlaşanların ana uğraşısı, hastalarının güçsüz, olumsuz yönlerinden çok, olumlu ve iyi yönlerini tespit etmek. İnsanın kederini artırmaya katkı sağlayan duygulara odaklanmaktansa, insanları iyi hissettiren olguların ortaya çıkarılması yönünde çaba sarf ediyorlar. Geçmişten bu yana psikoloji biliminin öncelikle insanların zayıflıklarına, olumsuzluklarına, başarısızlıklarına odaklanarak çözüm buluşu nedeniyle, pozitif psikoloji yeni bir yaklaşım ve psikoloji alanında önemli bir atılım olarak kabul edilmektedir. Yapılan geniş çaplı araştırmalar da bunu kanıtlar nitelikte. Zira pozitif psikoloji kapsamında önerilen alıştırmaların, yöntem ve tekniklerin olumlu yönde etki yapması, iyimserlikle olumluluğun öğrenilebilir ve öğretilebilir olduğunu ortaya koyuyor. Bugün dünyanın birçok üniversitesinin eğitim programında yer alan psikolojinin bu müthiş alanı Seligman ve takipçilerinin değerli araştırmaları sayesinde günden güne gelişti. Üniversitelerinde pozitif psikoloji dersi alan birçok öğrenci, ana öğretilerin yanı sıra, hayatlarını yönlendirebilme adına önemli aşamalar kaydetti. Birçoğu söz konusu dersin yaşamlarını değiştirdiğinden bahsetti. Konuya ilişkin Seligman tarafından yazılan “Gerçek Mutluluk” adlı eser 20 dile çevrildi. Günümüzün bunalımlı ayları, stresli haftaları, huzursuz günleri göz önüne alınınca, ilaç kullanımından etkili olduğu aşikâr olan pozitif psikolojinin yükselen grafiğine şaşmamak gerek. Konunun uzmanları sonsuz mutluluğun ulaşılabilir bir hedef olmadığını önemle belirtiyor. İnsani olan her duygunun bir amaca hizmet ettiğini, mutluluğun yanı sıra, üzüntü, endişe, korku, kızgınlık gibi ruh hallerinin de yaşanması gerektiğini vurguluyorlar. Nitekim bu duyguların insana kazandırdığı tecrübeler sayesinde edinilen bilinç, hayat yolundaki zorlukların üstesinden gelmemizi sağlıyor. Konuya ilişkin bugüne değin birçok araştırma ve deney yapıldı. Yüzlerce teknik incelendi. Elde edilen sonuçlar birçok akademik dergide uzun süre yayınlandı. Ortaya çıkan sonuçlar iyimserliğe doğuştan sahip olunamayabileceği, ancak bunun üzerinde çalışılıp geliştirilebileceği yönündeydi. Deney katılımcıları alıştırmalar için yaşam değiştiren ifadesini kullanmışlar. Herkesin her yerde, her zaman yapabileceği nitelikte olan, belki de yaşamımızı usta bir mimar edasında sürdürmemize katkıda bulunacak olan pozitif psikolojiye ilişkin üç mükemmel alıştırmayı uygulamaya ne dersiniz? Birincisi üç iyi şey düşünmek, ikincisi, yeteneklerinizi kullanmak, üçüncüsü ise teşekkür etmek... Her gece uyumadan önce o gün yaşadığınız üç iyi olay düşünün. Çok uçarı olmak zorunda değil çok basit olabilir sevilen bir arkadaşla karşılaşmak, sevilen bir arkadaştan telefon almak, hoş bir yemek veya güzel bir şarkı dinlemek olabilir. İkinci metot; herkes her hangi bir yeteneğe sahiptir. Bunu bazen kendimiz fark ederiz, bazen çevremizden, arkadaşlarımızdan öğreniriz. Cesur olmak, lider olmak, yardımsever olmak, şakacı olmak bir yetenektir mesela. Bu ve benzer özellikleriniz varsa -ki mutlaka vardır- herhangi birini gün içinde kullanın. Yardımseverlik yönünüzü kullanarak yaşlı bir bayanı yolun karşısına geçirebilirsiniz mesela. Üçüncü alıştırmada, bize önemli bir destekte bulunmuş bir dostumuzu düşünmeye ihtiyacımız olacak. Onu ve destek anını tam anlamıyla hatırlamaya çalışarak, teşekkür dileklerimizi içeren bir mektup yazıp kendisine verebilir veya başka bir iyiliğe kucak dolusu bir teşekkür çiçeği gönderebiliriz. Pozitif psikoloji uzmanlarına göre bu alıştırmaların ortak özelliklerinin sahip olmadıklarımıza değil, bünyemizde barındırdıklarımıza yoğunlaşmamızı sağlamaları ve kendimizi daha sağlıklı ve dinç hissetmemize katkıda bulunuyor olmaları. Uygulayan herkes işe yaradığını söylemiş, ben denemeye başladım bile sanırım gerçekten işe yarıyor. Takipçisi olduğum bir dergi aracılığıyla tanıştığım ve irdele şansı bulduğum gizli yeteneğimiz Pozitif Psikolojiyle, sizlerinde tanışmasını sağlamak gayesiyle huzurlarınızdaydım. Başka bir gaye için buluşuncaya dek her şey gönlünüzce olsun efendim. © Bilal ZEMİN (0) Yorum |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |