| Vazgeçilmez olmadığını bilmek |
| Perşembe, 04 Eylül 2008 | |
Daha da ötesi anlamak… Başlığı yazdım ve baktım. Altı doldurulmayacak sözler vardır. Bu da bana öyle geldi. Bazen akıl sır ermeyen geri dönüşler yaşarız. Ben de pek oralı olmasam da bir rivayete göre yolun yarısına geldim. Aslında bazı kabullenmeler veya tersi için -o geri dönüşler için- uygun sulara girdim.
Girmişim. Bu birdenbire olmuyor. Oraya gelene kadar kan, gözyaşı, ter var. Sonra birdenbire oluyor ama. Her şey birdenbire oluyor. Şair Orhan Veli marşlarından birinde olduğu gibi; Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Bunun, nasıl bir ayrıcalık olduğunu anlamak yolunda, sakin ve emin adımlarla gidiyorum. Benden sadece dört yıl daha yaşlıyken giden babamın bana bıraktığı başlıklardan biriydi. ‘Yenilmeyi bilmek.’ Ben şimdi ona ‘vazgeçilmez olmadığını bilmek ’ dedim ama edilgen görünen bazı eylemlere tekabül eden bu anlayış, bazen gitmeyi bazen arkada kalmayı bilmek de olabiliyor. 9 yaşındaydım. Hırsla odaklandığım hedefe pek de emin koştururken, karnemdeki bir kırık notla duvara toslamıştım. Saatte 200 km. hızla… Bilge hikâyeleri gibi olacak lakin öyle de… Ben “gereğinden fazla ” ağlayınca, babam bu kırık notu niye aldığımı açıkladı. “ Hep birinci olamazsın, olamadığın zamanlar olacak. Öğretmenine biz söyledik, bu yüzden aldın o iyiyi.” Babamın ölümünü ne zaman kabul ettim hatırlamıyorum. Kimilerinin hiç sormadığı, kimilerinin katlanılır yaşlarda sorduğu soruların, biraz erken aradım cevaplarını… Ama yenilmeyi, vazgeçilmeyi, vazgeçmeyi öğrenmeye daha doğrusu kabullenmeye ne zaman başladım hatırlıyorum. Öyle birdenbire gözükse de ağır ve çivili bir yol o. Dahası sen de kendini Hint fakiri değil zevk düşkünü zannederken oluyor bütün bunlar. Bir garip ferahlık hissi geliyor. Hep olduğu için artık farkında olmadığınız bir yük iniyor midenizden. ( Benim psikoz yüklerim orada gezer de… ) Bakarsan yaptığın hiçbir şey yok. Ne öfke ne nefret ne heyecan… Sanki kadife devrim olmuş. Bir gün uyandım ve hayat ne verdiyse kabul ettim. Bu kadar. İçinde çaba göstermemek ya da kavga etmek yok. Yapacağım bir şeyden geri durmak da… Sadece kabul etmek… Bana bunun yolunu açan o kutlu cümleyi tekrar ediyorum. “ Vazgeçilmez olmadığını bilmek ” Söylemek istediği buydu belki… Beni sevmediğini düşünmeme neden olan da kaynağını bilmediğim hırsımdı. Resme pek yeteneğim olmadığı halde bir yarışma için oturup günlerce çalışmama da kızıyordu. Bunları söylerken geldiğim nokta, koyuvermek ya da çabalamaktan vazgeçmek değil. “ Çabala ve bırak ” daha doğru. Dindeki tevekkülü anlattığımı düşünebilirsiniz. Ama takdir edersiniz ki vazgeçilmez olduğunu bilmenin karşılığı, tevekkül olmuyor. Ben de bu yüzden dil döküyorum. Hayatın herkese aynı fırsatları, güzellikleri ya da dertleri sunmadığı kesin. Farkında olmalar ve derin suya dalmalar neticesinde iyiyi fazla iyi, kötüyü de fazla kötü yaşamak da mümkün. Son yılların favorisi daha doğrusu arzı, yüzlerce kitap ve öğreti çıkıyor. İyi düşün, iyi ol. Kendine şu kadar iyi bak, böyle ol. Yap, et, hart hurt. Bu ne pozitif patlama. Gören de dünyanın en büyük dertleri bunların başına geldi zannedecek. Bu sayede bir nevi yeni tarikat oldular. Yaşamak, sadece yaşandığı zaman güzel oluyor. Babamın yaşarken bıraktığı hediyeyi 25 yıl sonra aldım tozlu rafından. Bazen bırakıp gitmek bazen kalmak, gülü dalında kuşu havada sevmek, vermeyi bilmek, sadece almayı bilene selam vermek. Ben öğüdümü kendime veririm. Zamanında da almışım. Vazgeçilmeyi, vazgeçmeyi bilmek… Sonra; Birdenbire, Birdenbire; Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, Sevinç birdenbire. Banu Katipoğlu |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |