Skip to content

Teşekkür ve delinin günlüğü ya da önlüğü
Üye Oylama: / 10
ZayıfEn iyi 
Perşembe, 03 Nisan 2008
Yeaaahh Banu’nun günlüğü oldu adım. Delinin günlüğü ya da önlüğü de olabilirdi. Bunu düşündüm sonra hemen şunu da düşünebildim ; niye insanlar –benim gördüğüm çoğunluk- ‘delisin sen ’ denmesinden hoşlanır ? Acıklı bir durum , kabul etmek lazım . İçimizden geldiği gibi davranmaya o kadar yabancıyız ki , başına bir zırtlama sıfat bulmak zorundayız. Tamam  bir kavram karmaşası yaratmaya çalışmayı bırakıyorum . Deli mi , Banu mu yanılsamaları üzerinden aslında demek istediklerime geçeyim .Derhal. Öncelikle bu bir merhaba da olduğuna göre , teşekkür listemi sunmak isterim J

Gözümüzü , kulaklarımızı , burnumuzu iyi açalım . Sonra tensel temasa da geçeriz .

Bazen yan odanızda bazen alt bazen üst katınızda size bir döşeme ya da duvar kalınlığı kadar yakında biri vardır. Vaaar , eveett  ne olmuş. Ben de onu diyorum . Birşeyler olmuş , oluyor haberimiz yok . Günaydın , afiyet olsun , iyi akşamlardan fazlası var.
Ve sizi temin ederim ki o sevimli mini minnacık minör depresyonlarımızın çaresi bir çuval çimento bir çuval kum arkasında yok olup gidiyor.

Evet ben de merak ediyorum lafı nereye getireceğimi
J Hissediyorum ama. İşte o merhaba ve afiyet olsunlar içinden bir çift göz  ya da alışılmadık bir cevapla bedenimizi sarsan bir çift dudakla şöyle bir çakışırız J Hani 3’lük deprem kıvamında olabilir.

Aklımıza hoş şeyler gelir. Bir içki masası , Haris Aleksiou ’nun yanık sesi , hafif , acısı bile tat bırakan bir muhabbet . Kendimizi film sanırız. Ya da bir romanın parçası. Sanırız ki , işyerinde alışıldık repliklerle teğet geçtiğimiz bu kimselerle bir harman olmak mümkün değildir. Hakkı budur bu işin. Nassın , iyi misin ? O bile fazla.

Sonra iş bununla kalmaz , bir tek kendimizin sevdiği hatta geberdiği şarkıları , filmleri , bam telinin bam dediği yerleri , sahilde sevilen köşeleri , eski bir yüzü , yeni bir hissi benzer dürbünle dikizleyen birinin varlığını keşfederiz. O zavallı beden yine sarsılır . Depremler bağımlılık yapabilir .
Sonra iş hiç bununla da kalmaz J

O gözlerin sahibi hatun insan 100 sayfa mavi bir cismi eline verir ,  evinin arka balkonundan gökyüzüne baktırır.

Şimdi türkçe mealine geçiyorum .
Ben bir film seyrettim hayatım değişti ya da bir kitap okudum ters döndüm diyebilecek bir grup insandanım , bundan da utanmıyorum . Yani anları sevmek ve hikaye budur demek . Ne kadar beceriyoruz , tartışılır.

‘Ben ne zaman büyüdüm ’ kalbime çok şık bir aksesuar oldu , tüylü yumuşak bir şey . Zevkle okudum , anladım. Önce yazarını  tanıyıp sonra kitabını okumak nasip oldu. Bu kadar labirenti öyle ortaya bir teşekkür için dolaştım .

Kendi tecrübelerime dayanarak demek istedim ki , dünyanızdan insanlar çok yakınınızda duruyor olabilirler ve sadece varoluşlarıyla sizi mutlu edebilirler. Onun yaşadığı hayata ortak olmasanız da  yediği roka midenizi , duyduğu güzel sözler kulağınızı okşar . Pek çok yüce alametler bunlar biliyorum, mümkünü de zor .

Hedef bu olsun da artık neresinden ne koparırsak .

Yani...
Keşke deli olsam .
 
Keşke yolda önüne geleni çevirip teşekkür eden bir deli olsam. ..
 
< Önceki
Yukarıya