| Teşekkür ve delinin günlüğü ya da önlüğü |
| Perşembe, 03 Nisan 2008 | |
|
Yeaaahh Banu’nun günlüğü oldu adım. Delinin günlüğü ya da önlüğü de olabilirdi. Bunu düşündüm sonra hemen şunu da düşünebildim ; niye insanlar –benim gördüğüm çoğunluk- ‘delisin sen ’ denmesinden hoşlanır ? Acıklı bir durum , kabul etmek lazım . İçimizden geldiği gibi davranmaya o kadar yabancıyız ki , başına bir zırtlama sıfat bulmak zorundayız. Tamam bir kavram karmaşası yaratmaya çalışmayı bırakıyorum . Deli mi , Banu mu yanılsamaları üzerinden aslında demek istediklerime geçeyim .Derhal.
Öncelikle bu bir merhaba da olduğuna göre , teşekkür listemi sunmak isterim J Gözümüzü , kulaklarımızı , burnumuzu iyi açalım . Sonra tensel temasa da geçeriz . Bazen yan odanızda bazen alt bazen üst katınızda size bir döşeme ya da duvar kalınlığı kadar yakında biri vardır. Vaaar , eveett ne olmuş. Ben de onu diyorum . Birşeyler olmuş , oluyor haberimiz yok . Günaydın , afiyet olsun , iyi akşamlardan fazlası var. Ve sizi temin ederim ki o sevimli mini minnacık minör depresyonlarımızın çaresi bir çuval çimento bir çuval kum arkasında yok olup gidiyor. Evet ben de merak ediyorum lafı nereye getireceğimi J Hissediyorum ama. İşte o merhaba ve afiyet olsunlar içinden bir çift göz ya da alışılmadık bir cevapla bedenimizi sarsan bir çift dudakla şöyle bir çakışırız J Hani 3’lük deprem kıvamında olabilir. Aklımıza hoş şeyler gelir. Bir içki masası , Haris Aleksiou ’nun yanık sesi , hafif , acısı bile tat bırakan bir muhabbet . Kendimizi film sanırız. Ya da bir romanın parçası. Sanırız ki , işyerinde alışıldık repliklerle teğet geçtiğimiz bu kimselerle bir harman olmak mümkün değildir. Hakkı budur bu işin. Nassın , iyi misin ? O bile fazla. Sonra iş bununla kalmaz , bir tek kendimizin sevdiği hatta geberdiği şarkıları , filmleri , bam telinin bam dediği yerleri , sahilde sevilen köşeleri , eski bir yüzü , yeni bir hissi benzer dürbünle dikizleyen birinin varlığını keşfederiz. O zavallı beden yine sarsılır . Depremler bağımlılık yapabilir . Sonra iş hiç bununla da kalmaz J O gözlerin sahibi hatun insan 100 sayfa mavi bir cismi eline verir , evinin arka balkonundan gökyüzüne baktırır. Şimdi türkçe mealine geçiyorum . Ben bir film seyrettim hayatım değişti ya da bir kitap okudum ters döndüm diyebilecek bir grup insandanım , bundan da utanmıyorum . Yani anları sevmek ve hikaye budur demek . Ne kadar beceriyoruz , tartışılır. ‘Ben ne zaman büyüdüm ’ kalbime çok şık bir aksesuar oldu , tüylü yumuşak bir şey . Zevkle okudum , anladım. Önce yazarını tanıyıp sonra kitabını okumak nasip oldu. Bu kadar labirenti öyle ortaya bir teşekkür için dolaştım . Kendi tecrübelerime dayanarak demek istedim ki , dünyanızdan insanlar çok yakınınızda duruyor olabilirler ve sadece varoluşlarıyla sizi mutlu edebilirler. Onun yaşadığı hayata ortak olmasanız da yediği roka midenizi , duyduğu güzel sözler kulağınızı okşar . Pek çok yüce alametler bunlar biliyorum, mümkünü de zor . Hedef bu olsun da artık neresinden ne koparırsak . Yani...Keşke deli olsam . Keşke yolda önüne geleni çevirip teşekkür eden bir deli olsam. .. |
| < Önceki |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |