Skip to content

Karadeniz bir an ve bir anı
Üye Oylama: / 2
ZayıfEn iyi 
Pazartesi, 26 Mayıs 2008

Aklıma ilk gelen fotoğraf; dalgalar, başına buyruk azgın acımasız köpüklerini vuruyor.Sakinmiş gibi yapıp ufaktan ufaktan büyüyor..

dalga.jpgVurup durduğu kum, sanki taşlaşmış gibi ve biraz soğuk… Sahil boş artık… (Karadeniz kumsallarında güneş cimridir. Saat yediye kadar gevremek derdindeyse insanoğlu, örtünmek durumunda kalır. Ürperir. Hoş o da güzel bir şeydir. Iıışşşşşşşhhh… Anneannem kaşınınca böyle derdi. ‘Iııışşşşh, kaşı yavrum biraz sağa biraz alta evet ışşş…’) 

Babam, üstünde şile bezi beyaz gömleği, beyaz şapkası ve altında mayosuyla denize bakıyor. Birini arar gibi ama umutsuz ve biraz da ifadesiz esasen… Yakışıklı, böyle omuzlar filan, çatık kaşlar… 
 

Düşündüm de zaten Karadeniz’de uzaklara bakarak kim-ne beklense gelmedi. Gelemez. Öyle bir huyu yok bu denizin… Mucize oluyor olursa. 
 

Birkaç arkadaşı var babamın, onlar da kıyılara bakıyor, biri tırmıkla kumları tarıyor. Birinin eli belinde, umutsuz o da… Birkaç iyi adam…
 

Çünkü maaşının olduğu cüzdan kayıp gitmiş gömleğinin cebinden. Babamın… Cüzdan niye ordaymış, maaş niye içindeymiş soru tabi bunlar, normaldir sorulabilir. Benim sarı kafa kız kardeş çekmiş çorapları diz altına terlikli ayaklarıyla pembe etek bluzuyla geliyor. Çözecek sorunu, koca gözleri ipek saçlarıyla… Git git hadi git başımdan, benim derdim beni aşmış. Annem uzaklarda eli çenesinde bakınıyor. Yüzündeki soru işaretlerini, sinirlenince fazla kırpıştırdığı gözlerini görür gibiyim. Yaklaşılmaz yanına, bırrr Karadeniz korksun yani o hesap… (Ya benim kızın hiç öyle kaygısı yok. Surat asma lüksüm yok. Bir güzel sokulur önden yandan arkadan. O da Karadeniz’ de çadırlarda yaz tatili yaparak çocukluğunu semirtmiyor lakin. Al bu koyun bu manda bu da sinek, yallah… Yani yazın köye gidince işte… Ama bir dakika ya benimki de şanslı, alışveriş merkezi vitrinlerinden hayat bilgisi öğreniyor birçok yavrular… Neden? Neden? Neden ha, söyleyiiiiiiin! Kim şanslı kim şanssız şimdi, buyurun. “Bir kuş konsa badi parmağıma ağlardım bir başıma” Kız çocuğu, çok şanslı… Yıldız Tilbe feci saçmalıyor. Neydi? Karadeniz, babam, cüzdan… Bugün fazla deniz havası aldım. Radyo kanalı karıştı biraz açıklarda, Moskova.)
 

Evet, dalgalar, köpük, akşamüstü, annem… Babamın öğretmen maaşı Karadeniz’ de…27 sene önce… Kocaali, Karasu, Kandıra, Cebeci, Kefken, Kerpe, Kovanaağzı… Biz o sırada Kocaali’deyiz. Hiç havalı değil, Kerpe havalı… Ama ben ancak geçen sene gittim Kerpe’ye. Aldım annemi, kızımı. Otelde kaldık, hava kapadı. Nerdeyse acıklıydı. Sonra festival oldu. Işıklar müzikler, biraz toparlandı.
 

Aklıma ikinci gelen fotoğraf; babamın cüzdan bulunamadı. Çocuk halimle bütün gece bulunsaydı paraları nasıl kurutacağımı düşündüm. Olmuyordu. Kurumuyordu. Kurusa da işe yaramıyordu. (Kruvasan sevmem. Yurtdışına gidince otelde sabah kahvaltısı hep bu… Sevmem. Maydanoz, domates isterim. Yumurta kesin isterim. Çay içerim. Sonra kahve içerim.)
 

Ben artık yaşayamayacağımızı zannediyordum ve hep hissettiğim gibi bir şeyler yapmam gerekiyordu. Babam alışmıştı sanki. Bu ne cüretti, sonumuz gelmişti. Herkesin babasının maaşları çil çil bizimki Karadeniz’de…Bir derdim vardı yazının başında. Karadenizin kokusu. Çok… Aklımda dalgaları, kayaları, akşam serinliği-temmuzda bile- , hırçınlığı, sakinliği vardı. Tam bir deli âşık… (Sanki hani Nejat İşler gibi filan… Şahsı değil iması… Mesela o Akdeniz olamaz belki biraz Ege ama Karadeniz cuk oturur. )Yok. Olmaz. Şimdi olmaz. Ben şimdi Karadeniz’i anlatamam. Gideceğim. Bir gün aylara bölünmüş paralarla hesabı takmadığım bir gün, aynı çocuk gibi yaz tatiline gideceğim. Bir kez olsun. Aylarca… Çocuk tatili… Patlıcan kızartması, yoğurt… Teyzemin kara gözlerine, babamın sarı profiline bakacağım. Belki zor olacak. Olsun.Geldik felsefe paragrafına… Babamın arkadaşları aralarında maaş kadar para topladılar. (‘Mışlar.’ Ben sonuncu tekil şahısım. Hâlbuki uyumamışım.) Sorun çözüldü.
 

Bir deniz için bu kadar hazan olur mu? Olmaz. Ben hiç yazamayacağım Karadeniz’i… 
 

Varsın bir çocukluk halinin birkaç saniyelik aynada aksi gibi olsun. Şimdilik öyle de kalsın. Dursun. 
 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya