| İyi kızlar |
| Cuma, 25 Temmuz 2008 | |
|
Daha cinsiyetimizi bilmediğimiz günlerden başladı. Sus, gülme, bağırma, koşma, dinle, yap, hatta sevme.Böyle yapanların kazanacağı söylendi. Nur içinde yatsın anneannem ‘ ağır ol, ağır taşı kimse kaldıramaz’ kızım derdi de başka bir sürü şey de derdi.
Niye bin sıfır yenik başlamıştım. Niye ağır olacaktım. İçimden zıplamak geliyordu aksi gibi…Öyle ya kızlar hep kötüydü, kendilerini aklamakla geçecekti zamanın çoğu. Kendini aklamanın en garanti yolu ise beyazlar içinde, takılan altınlara teşekkür etmekten geçiyordu. Çocuğu da yaptıktan sonra iş kibarca popo büyütmeye kalıyordu. Sonra adam artık kendine heyecan mı arar yoksa başkasına mı gider, çare var. Ben sana bunca sene öyle böyle… Ben sana ömrümü bıdı dıbı… Benim gibisi tıp tıp tıp… Üzerine de bir gözyaşı seli, hıçkırarak odadan kaçmak, tamaaaam. Nasılsa dışarısı kötü kadın dolu bu gözyaşı selinde boğulacak. Ne de olsa sen az dokunulmuş kütük beline taktın kırmızı kurdeleyi, oturdun gerçek tahta.Ve en kolayıdır mağdur olmak, kurban olmak , harcanan olmak ...Hatta aşkın değil hayatın harcanmıştır. Ne de olsa sattın sen o hayatı aşktan bahsetmek sana mı kaldı ayrıca.Ve varlığının en kötü tarafı, az gelişmiş beynin değil, etrafa saçtığın dedikodu tükürüklerinden fark edemediğin, benzinini kocanın koyduğu arabanda gezdirdiğin poponun pek görmediği zorlukları, kendi başına halletmeye çalışan kötü(!) kızlar hakkında etrafa yaydığın zehir. Onlar zaten karşı cinsin tuzaklarından fazla kan kaybetmeden kurtulup yaşamaya çalışırlarken bir de senin gibi beyni de eli de bedeni de çalışmayan ya da bu kadar çalışmak yeter deyip acaba ne yapabilirim diye düşünürken canı sıkılıp etrafa saran ve çenesi büyüyüp daha da çirkinleşen bu hemcinslerle uğraşmak zorundadır. Ne başarsalar şaibelidir, ne yapsalar fazladır ya da azdır. Onlar doğduğu günden kötüdür, kendilerine uygun görülen role değil hayatın içine baktıkları için. Ben ne anlatıyorum, bir şehir trajedisi...Bir yerlerde kızlar öldürülüyor , iyi ihtimal satılıyor , iyi ihtimal okutulmuyor. Diğerlerinin yanında lafı mı olur olsa da nasıl söylenir. Benim bir arkadaşım var. Beş kuruşu olmadığı oldu. Yarın işi olacak mı bilmedi. Çünkü istediği işi yaptı çünkü o sanattı. Sırtını zamanında (!) kimseye dayamamıştı. Aşk için iş bıraktı.Kimseye sızlanmadı, kimseye kızmadı. Ben bunu hak etmedim diye böğürmedi.Ama mesela bir barda en önde şarkı söyleyip eğlendiği için elbette kötü kızdı. Seneler geçti dünyanın en önemli tasarım firmalarından biri buldu onu, yaptığı işe bayıldı, sergiledi. Kalktı Polonya’nın bir kasabasına gitti. Benim bir arkadaşım daha var. Görüntüyü kurtarmak adına ya da çocuğum için safsatasına sos olmadı. Olmayan evliliği sürdürmedi. Üstünü başını bıraktı yolun yarısında , yeni iş yeni hayat kurdu. Hiç bir yerde nerden mezun olduğunu söylemeyecek kadar da alçakgönüllü...Ne kadar zor olsa da hayat, öğrencileri onu yılın öğretmeni seçti.Ama biraz fazla mı gerçekçi biraz kafası mı karışık ? İyi kızlar gibi kocasının dizinin dibinde sevgisiz yaşamadığı için aptal mı ? Halbuki iki kap yemek biraz suratsızlık biraz kendini çok önemsemek bu iş yürür giderdi. Benim bir arkadaşım daha var. Kocaman projeleri yönetiyor.Ülkeleri şehirleri aşıyor. Bu yaşa geldin neden evlenmiyorsun diyenlere gülüyor. Öyle ya evlenmemek seçeneği kadınlara özgü değildir. İş mi ? Hö? Ondan sana ne ? Hadi hadi evlenecek adam mı bulamadın ? Ben şahidim, evlenmek istemeyen adam bulamadı. Önüne atılan bütün çelmelere ve bu iyi kalpli hemcinslerinin sevgi dolu (!) bakışlarına rağmen burnu hep havada yükseliyor , iniş takımları da sağlam. Zaten dert veren Allah çare de veriyor aslında , yükseldikçe bu çirkin çeneli yaratık türünden uzaklaşıyorsunuz. Onlar oralarda yaşayamıyor. Bir arkadaşım daha var. Kendini bulmak için bilmediği ülkeye geldi. Neeee? Kendini bulmak mı ? Çılgın olmalı. Evet, bu arada iki okul bitirdi , 4 dil öğrendi.Kendi çalıştı, kendine baktı. Sadece aynadan aksine baksaydı, sevgilisinin aldığı yerden yüksek arabalarda gezer, sonra da evinin kadını olurdu. Benim bu arkadaşlarımdan daha var.Azlar ama şanslıyım beni buldular.Çünkü kocasının hangi yemeği sevdiğini ya da sevgilisinin nesine sinir olduğunu anlatan kadınlarla da denedim, olmadı.Kısa süre sonra karşımda kimsenin durmadığını farketmek bana kendimi aciz hissettirdi nedense... Sen ne istedin kardeşim , ne için çalıştın , sen neden hoşlanırsın ? Ama ben ömrümü...Hadi ordan! Bakınız iyi kızlar gerçekten iyi olun hayatınızda bir kere , karar verin. Aynaya bakın. Ne kadar namuslu ne kadar dürüst ne kadar iyi kadın olduğunuzu anlatmanın yolu, kötü kızların eylemleri olmasın. Hatta bırakın , konuşmayın Demet Akalın’ı , Hande Yener ’i ... Biliyor musunuz ki siz başka şeylerle meşgul olsanız , hakkında döktürdüğünüz kötü kızlar öyle ya da böyle bir yol açacak hepiniz için... Pardon lafınızı böldüm , kocanız da pek bilmem ne bu aralar ve şu dünyada sizin gibi bir kadın bulmuş değerini bilmiyor değil mi ? Haklısınız. Aslında birbirinize öyle de müstahaksınız. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Arama |
| Bize Ulaşmak İçin |
| Forum |
| Etkili İnsan olmak |
| İletişim Becerileri |
| Yaklaşımı Denetleyebilmek |
| Stres Yönetimi |
| Motivasyon |
| Kişilik Testleri |
| Esra Bulutlar |
| İçimizden Biri Yazdı.. |
| Bilge Hikayeleri & Metaforlar |