Skip to content

Caz Yapalım
Üye Oylama: / 1
ZayıfEn iyi 
Cuma, 18 Temmuz 2008
Eve geldim, Ana Britannica’yı açtım. Bir şeyleri anlatmakta zorlandığımda, çoğunlukla yaptığım bir harekettir. Çoğunlukla da işe yaramaz, bildiğimi okurum. Sezgilerime güvenirim.

Genelde de yanılırım. Sezgilerimi benim bünyem yaratır çünkü ve şaşırmak kaçınılmazdır. Aslında… Bir dakika bir dakika… ‘Düşünüyorum öyleyse varım değil’ bende , ‘Şaşırıyorum öyleyse varım’dır. ’

Bir şeye şaşırdım, onu anlatmak, keskin bir heyecan kokusuyla sinsi sinsi avıma yaklaşarak beklenmedik anda darbeyi vurmak istiyorum. Bu iş böyle giderse de konuya giremeden uykuya dalabilirim. Aç açına…

Caz festivali kapsamında son konser, hava bulutlu, ay dolunaya bir kalmış, dünden uykusuz ve evet umutluyuz.

Bir teyzeyle amca bizi fena halde şaşırtmaya gelmiş. Açık hava tiyatrosunun tek koltuğunun bile boş kalmadığı nadir konserlerden… Gibi geldi bana…

Kongre merkezinin arkamızdaki inşaatından vinç, kamyon sesleri arada başını çıkarsa da kalabalığın uğultusu, sahnenin caza yakışan mor mavi ışık kımıltıları bünyeyi diri tutuyor.

Dianne Reeves fönk diye düşüyor sahneye… Ben kilosuz cazcı kadın istemem. İşte bu tam kulaklara gözlere layık… Tombiş bacaklar ritme delice katılıyor. Bom bom bom bom… Şarkı böyle başlıyor. Yükseliyor, sesi vuruyor, sonra nasıl oluyor da oluyor iniyor iniyor bir uçurumun dibine düşmüş ama poponuz değmeden yukarı fırlamışsınız gibi oluyorsunuz. Sonra -bir aşk şarkısı olduğunun kaçınılmaz vurgusuyla- bir başka sele kapılıyorsunuz. Viyolonsel, klavye, gitar, davul… Hiç de değil... Kelimeler yetseydi, müzik olmazdı.

Ara veriyoruz.

Al Jarreau ve ordusu çıkıyor sahneye… Pom pom pom… Sahnenin ışıkları daha mor daha mavi… Az önce ıslatmaktan vazgeçmiş yağmur, kenar konturlarını aydınlattığı bulutun arkasından çıkmış ay, Hilton’un iki odasında abajur ışığı… Arka inşaatta Mehmet Usta bağırıyor ‘ leynn Turan sigara var mı? ’ Bir kamyon damperi kaldırıyor. Önümüzde oturan çift birbirine dayanmış, uyuyor. Arkada bir ufaklık oğlan var en fazla 12 yaşında , ‘Al Jarreau çok iyiymiş’ diyor.

Gözlerimi kulaklarımı bırakıyorum. Cazı hep bir arada yapabilmeleri için böyle, hepsinin deli olması azz.jpglazım. Bir iyi bir kötü haber, Al Jarreau ve diğerleri deliyse biz akıllıyız. Yok değilse işte biz deliyiz. Aman neyse…
Basgitar ( Stanler seni unutmayacağız ) vahşi bir soloya başlıyor. Al da karşısında, ağzında var olmayan tellerle onunla kapışıyor. Yaptıkları müzikse diğerleri nedir?

Britannica diyor ki caz için velhasıl kelam; Doğaçtan çalınan Afro-Amerikan müzik türü. Teknik terimlerle tanımlanamamakla birlikte bütün öbür beste ve yorum düzenlerinden kesin biçimde ayrılır.

Uzun uzun yazmaya ne hacet, özetle sezgiye dayandığını anlıyorsunuz.
Çünkü sessizliğin bile ritmini duyduğumu iddia ediyorum kendime, kendime pek müdahale etmiyorum bu ara, ne hali varsa görsün.

Caz yapma derler ya… Üstüme iyilik sağlık, bilhassa yapılmalı… Sezgilerle koklayarak havayı, toprağı, her sesi duyarak, kıpırtıyı çıtırtıyı hissederek, dudakla değil deri altından öperek…

Ben aslında caz yapıyormuşum yazarak… Bir önceki notaya ya da başkasının ne düşüneceğine aldırmadan pom pom pom yapıyormuşum. Şimdi bilerek ama daha çok bilemeyerek yaparım. Fark etmek daha çok yorulmak için değil ey ahali ey 75 milyon…

Daha çok kendimiz olalım, caz yapalım diye….
Yani sezgilere güvenmek bile gerekmiyor, yaşadığınız ana güvenirseniz. Sırtınızı derin bir nefes alıp dayayabileceğiniz anlarınız varsa…O upuzun kolları ve elleriyle kendinden geçip daireler yapmaya başladığında ‘ connection connection ’ diye tekrarlayıp durduğunda ben bunları anladığımı hissettim, o kadarla da kaldım.

İnşaatın, yolların, bulutların cazı devam ediyordu.

Ana britannica’da "caz" dan sonra gelen kelimeye baktım, ‘cazgır’ yazıyordu. Güldüm de güldüm. ( Meraklısı için cazgır; karakucak ve yağlı güreşte manzum duaları ve coşturucu sözleriyle pehlivanları izleyicilere tanıtıp güreşi başlatan geleneksel görevli )

Vay cazgır Al dedim, cazgır Dianne… Türkiyede’ ki hayranınız da bu kadar olur işte…
 
 
< Önceki   Sonraki >
Yukarıya